Etiket Arşivi: süperkahraman

Görünmez Kadın…

1 Nis

Nedir bu? Neden böyle bir şey yazıyorum buraya hemen açıklayayım…

Çok klasik -kime göre?- bir takım söylemlerden yola çıktım aslında… Düşünüyordum, hayali kahramanları… Pek severim kendilerini… Geneli erkektir bu kahramanların. He-Man, spiderman, superman diye giden bir listeleri vardır insanların, kafalarında. Kimi zaman muhabbet ortamının gereksiz tartışmasıdır, “hangisi döver?”… İşin şiddet boyutunu zaten bir kenara koyuyorum… Ama toplumsal cinsiyet boyutu bambaşka… O yüzden bu yazı “bambaşka” kategorisinde bir yazı…

“Lan şimdi bize toplumsal cinsiyet, bık bık yapma!” dediğinizi düşünüyorum… “sana ne lan? yaparım yapmam!” derim buna… zaten kendime yazıyorum, istemiyorsan okuma! *agresif blog yazarı…

Tüm bu kahramanlar içerisinde, bir tane var ki.. Neden bu kahraman erkektir diye soruyorum kendime… “Görünmez Adam”…

Bir yerde bir şey görünmez ise ya kadına aittir ya da kadının kendisidir… Neden “Görünmez Adam” da “Görünmez Kadın” değil?

Etrafı tuzaklarla dolu olan, tüm bunları düşünmek zorunda kalan ve türlü türlü engelleri aşarak hayatını devam ettirmek zorunda olan kim? neyse bu sorunun cevabını boş verelim..

Cinsel kimlikler ve yönelimler üzerinden bakıp, erkek-kadın skalasında -bu nasıl bir kelime lan?- bu kimlik ve yönelimleri yerlerine yerleştirdiğimizde  ”Kadın” a yakın olanlar sıçmış olanlardır… – bu toplumda böyle deme! bu her yerde böyle…-

Bir kadın düşünün, erkek gibi giyinmeyi seviyor… Erkek dolabını kullanıyor.. Ölçek -bu kelime oldu sanırım!- içerisinde “Erkek” e yakın.. olur kabul edilebilir.. -hassiktir lan sen kimsin? bu kabule onay verip vermemek sana mı kalmış?- Bu modeli erkek kişi için yeniden oluşturalım.. Kadın gibi giyinmeyi seviyor.. Kadın dolabını kullanıyor.. işte bu tanıdığımız travesti.. vurun! -gördün mü? görmediysen eğer…-

Bir başka boyuttan bakalım… bir kadın, kendini erkek gibi hissediyor ve ameliyat oluyor… Artık fiziksel olarak da erkek gibi görüyor kendini.. -çok mu garip lan? ne var buna?- yine kabul görebilir, yine sahiplenilebilir… İş bulabilir, yaşayabilir… -yine birileri için çok önemli şeylere karar veriyoruz.. kendimiz için “normal” statüsünü uygun görüyoruz ya..-

Erkeğin yaşadığı duruma bakalım… Kendini kadın gibi hissediyor.. Ameliyat oluyor ve fiziksel olarak da bu durumunu destekliyor… Ne oldu? Vurun! iş mi? Sex yapabilir sadece, barınmasın mahallemizde… Yine ölçek içerisinde “Kadın” a yaklaştı diye…

Eşcinsel iki erkek ve iki kadın üzerinden de düşünebiliriz aynı ölçeği.. Yine aynı şey.. değişen pek bir şey yok.. Eşcinsel erkekler hedef tahtasıdır yine.. Eşcinsel kadınlar ise fantezi dünyasının parçalarıdır.. görünmezlerdir..

Neyse mevzu gidiyor da gidiyor.. Tüm o “normaller” sürüsü içerisinde, hayatın anlamı olan bir kadın-erkek arayışı var.. ama nedense “Kadın” ve “Erkek” algısının kendisi başka bir boyutta…

Biraz yavşak, biraz garip geliyor işte…

Bilge Adam…

23 Mar

Bir süredir görüşmemiştik kendisiyle.. o masal senin bu masal benim dolanıyordu… Hep yan rol hep yan rol.. ya gelip prenses bir şey der, ya prens gelir akıl danışır ya da kurbağalar ile muhabbet eder.. ne zamandır, “harcanıyorsun buralarda!” diyordum zaten.. geçen gün bir e-posta atmış.. “yahu şunu yazsana senin blog’a” demiş..

Kızdım bende.. “lan dedim götümgöt! ben neden yazayım senin hakkında bir şey.. sen yaz bana gönder, bende aynen yapıştırırım.. o kadar hukukumuz var.. hadi” dedim..

Sonra bana aşağıdaki e-postayı göndermiş.. görün işte, ne sıkıntılar yaşıyor o adam..

From: bilge@dam.com “nasıl bilge adamsın lan şekil peşinde? terbiyesiz…

Sent: Monday, March 22, 2010 04:02

To: ………@gmail.com

Subject: Merhaba

Ben Bilge Adam,

Yeter artık.. çok sıkıldım lan!

O masaldan bu masala koşturuyorum.. mesai yapmaktan bıktım.. ne için? git ona akıl ver, git bunun rüyasına gir.. bıktım lan.. bunun için mi bilge insan olduk biz? hayatım gitti ziyan oldu, biraz bilgim olsun, paylaşayım bu bilgiyi diye…

Yok arkadaş! prenses mi ararsın, prens mi ararsın, öpücük sevdalısı kurbağa mı ararsın.. hepsi burada.. o kadar olsa tamam.. değil işte.. devi var, kara şövalyesi var, kötü cadısı var, şekerden yapılmış evi var, konuşan köpeği var, ekmek kırıntısı ile navigasyon yapanı var.. bu ne arkadaş? bu mudur yani? çektiğim çileyi bir ben bilirim…

Neymiş akıllı konuşmak lazımmış.. ben mi kurtaracağım lan hikayeyi? her seferinde rolün çok kritik diye geliyorlar.. aman şöyle kilit adamsın, aman böyle olayı çözmek için sana ihtiyacımız var… yok arkadaş! ne bir aşk ne bir entrika ne de bir kombat sahnesi yaşayabiliyorum.. Aksine arada bir kötü karakterler gelip hırpalıyor… kahraman adam nerede peki? gitmiş prensese yazıyor.. soran yok “Bilge Adam, nasılsın nedir durumun?”

Bir kere olsun şato, malikane, saray yüzü görmedim.. Varsa yoksa tahtadan derme çatma ev.. bazen ıssız bir mağara filan.. ayıp ulan! sonra kritik bilgiymiş? ne bilgisi.. bıktım artık!

Görünen yüzümüz kim? Gandalf.. ayıp ulan.. yıllardır emek veririm bu işe böyle bir şey görmedim.. almış asayı bir oraya bir buraya.. yok Balrog ile dövüş, asadan ışık çıkar.. Bilge adam olmak böyle bir şey değildir.. Daha karmaşık daha zor bir iştir.. anlatamadım kimseye.. ne yapayım daha!

Neyse uzatmayayım bu e-postayı.. sonra tekrar yazarım..

Hadi kendine iyi bak!

P.S: Bu arada yeni bir rol geldi.. 12 kitaplık bir seri.. bir tane bilge adam kankası rolü boş.. varsa ilgilenen haber et bana..

*böyle bir adam o adam…

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.